yazar adı gereklidir!

göster şifre gereklidir!

şifreni mi unuttun?

yazar adı gereklidir!

e-mail gereklidir!

göster parola gereklidir!

11 + 13 =

şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdaki bölgeden şifrenizi sıfırlayabilirsiniz!

e-posta gereklidir!

girişe dön

kapat
hastasozluk hastasozlukcom
  • işeme bozuklukları

    Sidiğin vücuttan atılmasıyla ilgili bozuklukların tümüne verilen genel ad. Çeşitli nedenlerle meydana gelen işeme bozukluklarının değişik biçimleri vardır. Sidik tutamama yaşamın her döneminde, örneğin gençlikte, yaşlılıkta hastalık sırasında ve hatta sinirsel gerginlik durumunda görülür. Bu bozukluk baş gösterdiğinde, sidik torbası sidiği tutamaz ve yan dolu torbadan sürekli bir sızıntı olur.
    Sidik torbasının ters yüz olup karın çeperine açılması ve leğen kemiklerinin çok ayrık durmaları da bu bozukluğa yol açan nedenlerdir. Bir sinir hastalığı ya da omurilik sinirlerinin zedelenmesi sonucunda, sidiğin atılmasını denetleyen büzücü kasların işlemez hale gelmesi de sidik tutamamaya yol açar. Örneğin omurga kanalının arka çeperinde bir açıklık kaldığı ya da omurilik dokularında sertleşme olduğu durumlarda, uyarıların omurilikten beyne iletilememesi yüzünden kaslar denetlenemez ve sidik tutamama durumu baş gösterir. Sidik yollarında ortaya çıkan yerel sakatlıklar da sidik tutamamaya sebep olurlar.
    Sidik torbasının kasılıp kalması vs erkeklerde prostat bezinin, siyeğin ya da sidik torbasının yangılanması da bir tür sidik tutamamaya yol açar. Bu durumda, sidik torbası normal zamanlarda olduğu gibi, belli aralıklarla boşaltılır; ancak işeme isteği birdenbire belirir ve hasta bu gereksinmenin önüne geçemez. Bu tür sidik tutamama, nedeni saptandıktan sonra kolayca tedavi edilebilir. Bazı durumlarda kasılmayı önleyici ilaçlar da olumlu sonuçlar vermektedir.
    Ruhsal gerilimle ilgili sidik tutamamada sidik torbası, öksürme, hapşırma, birdenbire yapılan bir hareket ya da diyaframın ani kasılması sonucu meydana gelen karın basıncı gibi etkenlerle uyarılarak boşaltılır. Bu tür sidik tutamamada büzücü kaslarda bir zayıflama, zedelenme ya da sinir sisteminde bir hastalık baş göstermiş olabilir.
    Kadınlarda, özellikle doğum sonrasında alt karın boşluğunda ortaya çıkan güçsüzlük de sidik tutamamaya yol açar; bu durum büzücü kasların güçlendirilmesini amaçlayan bir tedaviyle iyileştirilir.

    Bir başka işeme bozukluğu olan sidik tutulması, sidiğin zaman zaman istemsiz olarak damlamasıdır. Bu durumda genellikle bir tıkanıklık söz konusudur; dolu ve gergin sidik torbası, karın boşluğunun ortasında hissedilir. Sidik tutulmasının nedeni büzücü kasların iyi çalışmadıkları doğuştan bozukluklar ya da uzun süreli zedelenmeler ise, sidiğin sidik torbasına siyek yoluyla ince bir boru sokularak akıtılması gerekir.
    Erkeklerdeki işeme bozukluklarının diğer nedenleri, prostat bezinde ur bulunması ya da bu bezin genişlemesi olabilir ve bozukluk prostat bezinin çıkarılmasıyla giderilir. Bazı kadınlarda siyek, doğum sırasında siyek ağzına çok yakın olan dölyolunun gerilmesi sonucu zedelenebilir. Sistit denilen sidik torbası yangılanmasında ise sık sık işeme isteği duyulur; sidik bulanıklaşır ve işeme sancılı olur. Bazı durumlarda bu hastalığa cinsel birleşmenin de yol açtığı sanılmakta ve neden olarak siyeğin sürtünme sonucu mikroplara karşı dirençsiz hale gelmesi gösterilmektedir.
    Sık işeme de çok görülen bir işeme bozukluğudur. Bu durumda sidik normalden çok üretildiğinden, sidik torbasının sık sık boşaltılması gerekir. Sık işemeye, aşırı miktarda su ya da sulu maddeler içmek ve şeker hastalığı gibi bazı hastalıklar yol açabilir.
    Sidik torbası yangılanması sonucu ortaya çıkan sidik zorluğunda, sidik sık sık fakat küçük miktarlarda atılır. Sidik zorluğu heyecanlanan ve ruhsal bir gerilim içinde olan kişilerde de görülür. Böyle durumlarda sidik torbası gevşeyemediğinden, işeme normalden sık olur. Uykuda sidik tutamama ya da yatağa işeme denilen işeme bozukluğu çocuklar ve yeni yetmeler arasında yaygın olup, genellikle ruhsal gerilim nedeniyle ortaya çıkar.
    İşeme bozukluğu olan hastalar için, .tedaviden önce ve sonra ya da tedavinin yapılamadığı durumlarda sürekli kullanılmak üzere hazırlanmış aygıtlar vardır. Erkek hastalar gündüzleri bir kılıfla penise takılan ve huniyle bir torbaya bağlanan aygıtlar kullanırlar. Bu aygıt bir kuşakla bele tutturulur. Geceleyin kullanılan aygıtta kılıf ve huni uzun bir boruyla bir şişeye bağlanarak, sidiğin hasta yatakta dönerken dökülmesi önlenir. Sidik tutamama durumu çok ağır değilse, plastik bir torba da yeterli olur.
    Kadınlar için hazırlanan aygıt kadın dış üreme organını olduğu gibi kaplayıp, sidiği plastik bir çantaya toplayan bir hunidir. Ancak bu tür aygıtlar, erkekler için hazırlanan aygıtlar kadar kullanışlı olmamaktadırlar.