Kız çocuklarında adet düzensizlikleri ve aşırı tüylenmenin en sık nedeni Polikistik Over Sendromu (PKOS) dur. Polikistik over sendromu (PKOS); üreme çağındaki kadınlarda sık görülen endokrin (hormonal) bozukluklardan biridir. PKOS; kadının adet düzenini, çocuk sahibi olma yeteneğini (fertiliteyi), hormonlarını, kalbini, damarlarını ve hatta dış görünüşünü etkileyebilmektedir.
Akut hepatit, karaciğer hücresinin hasarına ve tahribine yol açan karaciğer enflamasyonudur (iltihaplanması).

Akut hepatit gelişmiş ülkelerde her yıl 4000 kişiden birinde gözlenirken, gelişmekte olan ülkelerde akut hepatit görülme sıklığı 5 kat daha fazladır ve maalesef ülkemizde de sık gözlenen bir hastalıktır.
Her hasta için kişiye özel tedavi planlanmalı. Tanısı konulmuş taşlarda hastanın genel durumu, gebeliğin süresi, taşın büyüklüğü ve konumu tedavinin genel hatlarını belirler.Her şeyden önce bilinmelidir ki taşların yaklaşık kadar büyük bölümü ağızdan ilaç tedavisi ile takip edildiğinde kendiliğinden düşer. Bu nedenle ağrısı ve bulantısı ağızdan alınan ilaçlarla kontrol edilebilen ve böbrek şişliği kritik düzeyde ilerlemeyen tüm gebeler takip edilmektedir. Genel durumu kötüleşen, ağrısı ve bulantısı ağızdan alınan ilaçlarla kontrol edilemeyen hastalarda ise ek tedavi yöntemlerine yönelmek gerekmektedir. Tedavide temel amaç hamile anne adayına ve karnındaki bebeğine zarar vermeden idrar akımının tekrar sağlanması ve bunun ile birlikte ağrı ve bulantının kontrol altına alınmasıdır.Geleneksel olarak bu yönde yapılan ilk tedavi üreteral stent takılması olmuştur. Bu işlemde böbrek ile idrar kesesi arasında taş ile tıkanmış olan kanala taşın yanından geçecek şekilde bir kateter, bir lastik boru takılmaktadır. Bu lastik boru gebelik süresince hasta içinde kalmakta ve birçok gebede sıkıntıların gebelikten sonra yapılacak kesin tedaviye kadar ertelenmesini sağlamaktadır. Bazı gebelerde ise bu takılan boru taş ağrısını kesmekte yetersiz kalmakta, idrar kesesinde hassasiyete ve ağrıya neden olmakta, sık tuvalete gitme ihtiyacı ile gebenin hayat kalitesini belirgin olarak düşürmektedir. Dışarıdan ses dalgaları ile taş kırma yöntemi olan ESWL’nin gebelerde kullanımı sakıncalıdır.
Dışkının sık sık ve sulu bir halde atılması. İshal başlı başına hastalık olmamakla birlikte bir hastalık belirtisi sayıldığından nedenlerinin araştırılması gerekir. Hekim göden bağırsağı parmakla, kalın bağırsağın aşağı bölümünü ise sigmoidoskop ile incelemeli ve mideyi muayene etmelidir. Ayrıca gözle ve mikroskopla muayene edilen dışkının bakteriyolojik ve kimyasal incelenmesi de yapılmalıdır.
Çocuklarda birdenbire başlayan ivegen ishaller bulaşma veya sindirim bozuklukları sonucu meydana gelirler. Bakterilerin veya virüslerin yol açtığı bulaşıcı ishallere, yaz ishali ya da salgın ishal denir. Bulaşma yoluyla geçen ishaller genellikle daha ağır hastalıklara yol açarlar. Sindirim bozukluğundan ileri gelen ishaller, dışkının incelenmesinin de doğruladığı gibi, genellikle sütün yetersiz sindirilmesi sonucu ortaya çıkarlar. Dışkıda beyaz ve sert parçacıklar bulunması kazein (sütte bulunan fosfoprotein)in sindirilmediğini gösterir.
Dışkının yeşil ve kaygan olması sindirilmemiş yağ; köpüklü ve ekşi kokan dışkı ise iyi sindirilmemiş şeker belirtileridir. Dışkının yeşil renk alması teşhise yardımcı olmaz; yalnız yiyeceklerin bağırsaklardan çok çabuk geçtiğini gösterir. Dışkıda kan ve mukus varsa, kolit (kalın bağırsak yangısı) ve bağırsakların içice girmiş olmaları olasılıkları ortadan kalkar.
Çocuklarda görülen süreğen ishaller de yine bulaşma ve sindirim bozukluğu sonucu ortaya çıkarlar. Mikrop bulaşmasıyla başlayan bir bağırsak hastalığı, sonradan süreğen ishal ve sindirim bozukluklarına yol açabildiği gibi, sindirim bozukluğuna bağlı ishaller de bağırsaklarda hastalığa elverişli bir ortam meydana getirirler.
Erişkinlerde ishallerin birçok nedeni vardır. Hasta büyük bir olasılıkla, örneğin olgunlaşamamış meyve, bozuk yiyecek yemiş ya da mideyi zedeleyen bir ilaç almıştır. Böyle durumlarda kusma da görülür. Hastada ateş de varsa ishalin mikrobik olduğu düşünülebilir. Tifo ve dizanteri gibi mikrobik bağırsak hastalıkları çok yaygın hastalıklardır. Salmonella typhi adlı bir bakterinin sebep olduğu tifo, iyi tedavi edilmezse hastanın ölümüne yol açabilir. Tifoda ishal ana belirti değildir; tifo belirtilerine bütün vücutta rastlanır.
Pelvik enflamasyon, kadın üreme sistemi organları enfekte olduğunda oluşur. Etkilenen organlar rahim, overler ve fallop tüpleridir.Pelvik enflamasyon sebepleri çeşitlidir. Fakat, sıklıkla gonore ve klamidya gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklar sonucu oluşur. Kadınların seks partnerleri cinsel yolla bulaşan bir hastalık bulundurduğunda ya da kadınların birden çok seksüel pertneri olduğunda pelvik enflamasyon geliştirme riskleri oldukça yüksektir. Bunun yanı sıra, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve uygunsuz duş da pelvik enflamasyona sebep olabilir. Uygunsuz duş vajinal ortamı değiştirdiğinden, spesifik patojenik bakteriler kadın üreme sisteminin içine girip pelvik enflamasyona yol açar. Pelvik enflamasyona sahip kadınlar ateş, vajinal akıntı, kanama, pelvis etrafında ağrı, bulantı hissi ve kusma gibi semptomlar yaşar. En kötüsü, bu durumun dış gebelik ve hatta infertilite ile sonuçlanabilmesidir.
Sindirim sistemi kanamaları onikiparmak bağırsağı ve yukarısında ise üst sindirim sistemi kanaması, daha aşağıdaki bağırsak segmentlerinden kaynaklanırsa alt sindirim sistemi kanaması adını alır. Üst sindirim sistemi kanamasının en sık nedeni mide veya onikiparmak bağırsak ülser kanaması iken, alt sindirim sistemi kanaması nedenleri yaşa bağlı olarak değişmekle beraber en sık hemoroid-divertikül ve damar malformasyonuna ait kanamalarıdır. İyi ve kötü huylu kanserler de kanama nedeni olabilir. Sindirim sistemi kanamaları gastroenteroloji uzmanları tarafından endoskopik/kolonoskopik yöntemlerle çok büyük oranda tedavi edilebilmektedir.
Kalbin kasılmasını sağlayan myokard adı verilen kas tabakasının beslenmesi (oksijenlenmesi) koroner denen (kalbe özel) damarlar vasıtasıyla gerçekleştirilir.
Gastrit midenin enflamasyonudur. Aşırı alkol tüketimi, aspirin ve diğer anti enflamatuvar ağrı kesicilerin (non-steroidal anti-enflamatuvar ilaçlar veya NSAİİ’ler) kullanımı, bakteri (Helikobakter pilori) veya cerrahi gibi çok büyük stres faktörleri
Farmakoterapötik grup: Oftalmolojikler - antiglokom preparatları ve miyotikler – beta bloker
ajanlar
5mL’lik kendinden damlalıklı (DROP-TAINER) şişede sunulmaktadır. Kapağının etrafında temasa
karşı koruyucu bir bant bulunmaktadır.
BETOPTIC-S göz damlası göz içindeki yüksek basıncı tedavi etmesi amacıyla kullanılmaktadır.
Yüksek göz içi basıncı glokom adlı hastalığa yol açabilir.
Gözdeki yüksek basınç: Göz küreniz gözün içini besleyen berrak, suya benzer bir sıvı
içermektedir. Bu sıvı sürekli gözden dışarı atılır ve daha fazla sıvı tekrar üretilir. Eğer göz küresi
dışarı atılandan daha hızlı olarak sıvı ile dolarsa, gözün içinde basınç meydana gelir. Bu miktar çok
yükselirse, görüşünüz zarar görebilir.
Doğum sonrası psikozu seyrek görülmesine karşın tedavi edilmediğinde anne ve bebeğin güvenliği açısından yaşamsal riskler oluşturabildiğinden önemli bir hastalıktır.Doğumdan sonra başlayan huzursuzluk, yorgunluk, mutsuzluk, endişe, hezeyan ve halüsinasyon görme gibi psikotik belirtilerin ortaya çıktığı bir rahatsızlıktır.Çoğunlukla doğumdan sonraki ilk 4 haftada belirtiler ani olarak başlar. Bazen de gebeliğin son döneminde hafif şiddette belirtiler gözlenebilmektedir. Uykusuzluk, irritabilite, huzursuzluk erken dönem belirtiler arasındadır.İlerleyen dönemde tabloya gerçekle ilgisi olmayan düşünceler, anlamsız-saçma konuşmalar eklenebilmektedir. Bebeklerine bakamayacakları, bebeğin hasta ya da ölü olduğu yönünde sanrılar, bebeğe ya da kendisine zarar vermesi yönünde işitsel halüsinasyonların varlığı söz konusu olabilmektedir.
Konusu oldukça sıra dışı olan ABC yapımı olan bir Avustralya dizisidir. Bana göre hakettiği ilgiyi görememiş başarılı bir yapımdır.
Konusundan bahsetmem gerekirse bir kasabadaki mezarlıkta sebebi bilinmeyen şekilde geçmiş yıllarda yaşayıp ölmüş insanların dirilmesini içermektedir. Şuana kadar 3 sezonu yayınlandı.
Kabakulak nedir?
Kabakulak, özellikle kulakların yakınında bulunan ve parotis adı verilen, en büyük tükürük bezlerini etkileyen viral bir enfeksiyondur. Hastalık, yüzün her iki tarafında konumlanmış bu bezlerin birinde veya her ikisinde şişmeye neden olabilir. Adını bu tükürük bezinin kulağa yakın ve şiş olmasından alır. Kabakulak hastalığı sırasında yaklaşık oranında parotis bezi tutulumu olurken, değişen sıklıkta diğer bezler ve sinirsel yapılar da etkilenebilir. Bazen kabakulak virüsü testis, yumurtalık, pankreas veya meninks (beyni ve omuriliği çevreleyen zar) iltihaplanmasına da neden olabilir. Kabakulak için antiviral etkili bir tedavi seçeneği yoktur. Tedavi sadece belirtileri hafifletmek ve kontrol altına almak için yapılır.
Keçiboynuzunun içinde bol bol mineral ve vitamin bulunuyor. Doğal olarak vücuda neredeyse tepeden tırnağa fayda sağlıyor desek yanlış olmaz. O faydalar neler mi? Hemen anlatalım.
Solunum yolu enfeksiyonlarının çabucak iyileşmesine destek oluyor.
Kemiklerin güçlenmesinde önemli bir rol oynuyor. İleri yaşlarda görülen kemik erimelerinin de en az hasarla atlatılmasına destek oluyor.
Kolesterolü düşürmede de önemli etkileri olduğu biliniyor.
Bu özelliğiyle çeşitli kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini azaltıyor.
Antioksidan özellikler gösterdiğinden hem cildi he
Ülkemize gelen yabancı uyruklu insanların, ülkemizde kalabilmesi için işlem yaptırmaları gereken sistemdir. Sistem e kayıttan sonrasında ise sağlık sigortası yapılması lazımdır. Eskiden maksimum 2 yıl verilebilirken şuan 1 yıldır.
yavuz sultan selimin oğludur. 27 Nisan 1495 Pazartesi günü, Trabzon’da doğmuştur osmanlı padişahları arasında en uzun süre tajtta kalan padişahtır.ömrü seferlerde geçen sultanson nefesini de yine sefer sırasında vermiş zigetvar seferinde vefat etmiştir.
Kayakoruğu, Kulakotu. Bilinen Bileşimi : Henüz belli değildir. Özellikleri : Sar’a nöbetlerini geçirici, terlemeyi önleyici, skorbüt tedavisine yardımcı. Önerilen Hastalıklar : Siğil, mide ekşimesi, ülser, sıtma, damar sertliği. Haricen taze bitki ağız yaralarında gargara yapılır, dövülmüş taze bitki kanser tümörlerine konulur. Taze yapraklarından çıkarılan öz su dış ve orta kulak ağrılarına mükemmel bir ilaçtır. Kullanım Şekli ve Dozu : 2 çorba kaşığı bitki üzerine 400 gr. kaynar su dökülerek 2 saat bekletilir. Günde 4 defa yemeklerden önce birer çay bardağı içilir
Herkesin bilmesi gereken hayati bir meseledir. Bilmeyen bir kişi tarafından yapılması uzuv kaybına hatta ölüme yol açabilir.
Köpek dostlarımızda bulunan bu hastalık, sineklerin minik dostunuzu ısırması ile bulaşır. En fazla İspanya ve avrupa'da gözlemlenir.
Gastrik by pass cerrahisinde; midenin büyük kısmı işlev dışı bırakılır. Mide yukarından yemek borusuna, aşağıdan ise ince bağırsağa bağlıdır. Gastrik by pass ameliyatında; midenin yemek borusundan sonraki 25-30 ml'lik kısmından sonra ince bağırsak bağlanır. Yani böylelikle mide hacmi 25-30 ml'ye kadar düşürülür.
Normalde mideden bağırsağa geçen sindirim ürünlerinin hemen hemen hepsi bağırsaklardan geri emilerek vücuda alır. Su, şeker, yağlar, mineral ve vitaminler bu maddeler arasında yer alır. Gastrik by pass ameliyatında sadece mide küçültülmez aynı zamanda bağırsaklardan geri emilimin gerçekleşmesi için gerekli alan azaltılarak şeker yağ gibi maddelerin vücuda girmesi engellenir.
kullanılan diğer isimleri: pilorospazm, spastik kolitis, sinirsel hazımsızlık, barsak nevrozu, fonksiyonel kolit, irritabıl kolon, huzursuz barsak sendromu, muköz kolit, laksatif kolit, fonksiyonel dispepsi.
ince ve kalın barsakların anormal derecede artmış spontan (kendiliğinden) hareketlerinin görüldüğü bir hastalıktır ve genellikle duygusal stresle artış gösterir.
irritabıl barsak sendromu, karın ağrısı ve değişmiş barsak hareketlerinin birlikteliği şeklinde gözlenir. olayın nedeni kalın barsaklardaki kasların hareketlerinde (motilite) bir bozukluk meydana gelmesidir; bununa birlikte barsak yapısında herhangi bir değişiklik yoktur.
hastalık genellikle bayanlarda görülür ve en sık olarak 20-30 yaşlar arasında meydana gelir. spastik kolon gelişimini kolaylaştıran nedenler arasında az lifli besinler tüketmek, duygusal sıkıntılar ve laksatif (ishal yapıcı) ilaçalr kullanmak sayılabilir.
Romatizma kaslardan ve artrit ise eklemlerden kaynaklanan ağrılara verilen isimdir. Bütün artrit tipleri ve yumuşak dokudan kaynaklanan hastalıklar romatizmal hastalıklar olarak nitelendirilir. En sık görülen hastalıklar osteoartrit, romatoid artrit, gut ve yumuşak doku romatizmasıdır. Romatizmal ağrılarda ağrı künt ve sızlayıcı tarzdadır.
bağırsaklarda ortaya çıkan kötü huylu tümörlerdir. daha çok yaşlılarda en sık görülen kanser türüdür. belirtileri erken dönemde ortaya çıkmadığı için kontrol altında olmak ve belirli aralıklarla kolonoskopi yaptırmak gerekir. cerrahi yolla tümör çıkarılabilir. çabuk yayılabildiği için erken tanı önemlidir.