yazar adı gereklidir!

göster şifre gereklidir!

şifreni mi unuttun?

yazar adı gereklidir!

e-mail gereklidir!

göster parola gereklidir!

19 + 6 =

şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdaki bölgeden şifrenizi sıfırlayabilirsiniz!

e-posta gereklidir!

girişe dön

kapat
hastasozluk hastasozlukcom
  • sindirim problemleri nelerdir

    sindirim süreci düzgün giderse besinler parçalanıp moleküllere bölünerek kan damarlarınıza geçebilir hale gelir. zaman zaman bazı nedenlerle bu parçalanma doğru gerçekleşmez ve sindirim ve özümleme işlemleri tamamlanamaz. bu durumda vücudunuza yarayacak besinlerin çoğu sindirilemez ve büyük abdest çıkar. bu sindirim bozukluğu sonucu bozuk ve eksik beslenme ortaya çıkar.
    belirtiler
    - kilo kaybı,
    - ishal,
    - karın ağrısı, gaz ve şişkinlik,
    - genel halsizlik,
    - kötü kokulu ve gri-siyah büyük abdest.
    sindirim bozukluğunun nedenleri çok farklı olabilir. pankreasta bir hastalık varsa, sindirim için gereken enzimler eksik olabilir. buna bozuk sindirim diyoruz. sindirimin büyük bir kısmı ince bağırsakta olduğu için, buradaki bir hastalık önemli besinlerin sindirilmeden dışarı atılmasına neden olur. bu durumda büyük abdest yağlı görünümlüdür. gri veya solgun renkte ve normalden fazladır. kötü kokuludur ve köpüklüdür. büyük abdestle yağ ve protein kaybı olur. besinlerin sindirilememesi a, bi 2, d, e ve k vitaminleriyle folik asit kaybına neden olur. kanda b12 ve folik asit düşüklüğü besinlerin sindirilemediğinin başlıca göstergesidir. sürekli yağ kaybıyla birlikte kalsiyum da vücuttan atılır ve istenmeyen sorunlar doğar:
    böbrek taşları (kalsiyum oksitli) ve kemiklerde osteomalacia adı verilen kemik erimesi denilen hastalık ortaya çıkar.
    çölyak (tropik olmayan) spru
    çölyak (tropik olmayan) spru, emilim bozukluğunun yaygın bir nedenidir. bu hastalığa, buğday, çavdar, yulaf ve arpada bulunan bir protein olan glütene karşı duyarlılık yol açar. glütene tahammülsüzlük, barsağın içini döşeyen tabakanın besinlerin emilmesini sağlayan ince kıvrımlarını (vilüsler) yitirmesine neden olur. ayrıca, barsak enzimleri yeterli miktarda üretilmemeye başlar. sık görülen belirtiler, kötü kokulu ishal, şişkin karın ve anemidir.
    çölyak spru çocuklarda sık sık görülür. bu çocuklarda, en çarpıcı belirtiler kilo kaybı ve büyüyememedir. çocuklarda raşitizmin kemik değişiklikleri görülebilir; yetişkinlerde kemik ağrısı ve aşırı hassasiyetiyle birlikte osteomalasi ortaya çıkabilir.
    aşırı miktarlarda yağ ve protein içerip içermedlgini anlamak için dışkınızı incelemenin yanısıra, doktorunuz çölyak spru hastalığından kuşkulanırsa, ince barsağın baryumlu röntgenini (bkz. yemek borusu, mide ve barsağın baryumlu röntgeni) isteyebilir. ağızdan sokulan bir aletle incebarsağın iç yüzeyinden biyopsi de alınır. numune tropik olmayan spruya özgü değişiklikler açısından mikroskop altında incelenir.
    çölyak hastalığı, genellikle yemeklerden glüten içeren gıdaların kaldırılmasıyla tedavi edilir. bazı besin eksikliklerini karşılamak için, başlangıçta vitamin ve mineral ilaveleri verilebilir. doktorunuz ya da diet uzmanınız, uygun bir glütensiz diyet konusunda size yol gösterecektir.
    glütensiz bir diyet dikkatli bir şekilde uygulanırsa, birkaç aylık bir dönem içinde ince barsağın vilüsleri normal biçimlerine ve emme kabiliyetlerine ulaşırlar. dışkınız normale döner ve kilo kaybı sona erer. glütensiz diyet hayat boyu izlenmelidir, yoksa belirtiler tekrar ortaya çıkar.
    tropik spru
    bu, emilim bozukluğuna neden olan başka bir hastalıktır. dünyanın tropik bölgelerine giden ziyaretçileri etkiler. belirtiler tropik bölgeden dönüldükten aylar, hatta yıllar sonra ortaya çıkabilir. bu hastalığın nedeni belirsizdir, ama bulaşıcı bir mikroorganizma olabilir.
    tropik sprusu olan kişiler ishal, kilo kaybı, anemi ve kilo alamama sorunlarıyla karşılaşırlar. teşhis testleri temel olarak çölyak sprunun testleriyle aynıdır.
    tropik sprunun tedavisi genellikle bir folik asit ve vitamin ilavesi ile tetrasiklin gibi bir antibiyotikten oluşur. genellikle, özel bir diyet gerekmez. hastalığın şiddetine bağlı olarak, 6 ay kadar antibiyotik kullanmanız gerekebilir.
    aşiri bakteri artmasi
    normal olarak,bakterilerin ince barsakta aşırı artması bir sorun değildir, çünkü barsağın sürekli hareketi (peristaltizm) bakterileri dışarı atar. ancak, bazı koşullar altında, barsak bakterileri emilim bozukluğuna yol açacak bir düzeye kadar artabilirler. bu durum, barsağın da tutulduğu şeker hastalarında ishale katkıda bulunan bir faktör olabilir.
    bakterilerin aşırı artmasının nedeni genellikle peristaltizmin (barsağın kas hareketi) zayıflamasıdır, bu da bakterilerin birikmesine olanak sağlar. bakterilerin aşırı artması, ince barsağın bazı kısımlarına uygulanan baypas ameliyatlarından sonra da görülür. teşhis ince barsaktan kültür için alınan örneklerle ya da bazen kan ya da idrar alınmasını içeren dolaylı testlerle yapılır. tedavi, her ay 1 hafta gibi periyodik biçimde verilen antibiyotiklerle yapılır.
    skleroderma
    skleroderma barsağı etkilediğinde, kas duvarlarının incelmesine yol açar, bu da hem besinlerin emilimini hem de barsağın hareketini zayıflatır. skleroderma yemek borusunun kas tabakasını da da etkileyebilir ve mide yanmasına neden olabilir.
    hastalık ilerlediği ve başka organlara yayılabileceği için, klinik olarak ilerleyici sistemik skleroz (f ss) olarak bilinir. bu kronik hastalığın nedeni bilinmemektedir. bakterilerin aşırı büyümesinin yol açtığı şiddetli ishalle ilişkili olabilir. periyodik olarak (her ay bir hafta gibi) verilen antibiyotikler yararlı olabilir.
    aids
    emilim bozukluğu sorunları yaratan başka bir hastalık kazanılmış bağışıklık yetmezliği sendromudur (aids). başlıca belirtiler olan ishal ve kilo kaybının aids hastalarında ince barsak ve kolondaki enfeksiyonların sonucu olduğu düşünülmektedir.
    whipple hastaliği
    bu emilim bozukluğu hastalığı esas olarak 45 yaşın üzerindeki erkekleri etkilemektedir. hastalığa henüz kesin olarak tanımlanamamış bir enfeksiyon etkeninin yol açtığı düşünülmektedir. lshal, karın ağrısı, ilerleyen kilo kaybı ve derinin koyulaşması gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
    bakteri enfeksiyonu da düşük dereceli ateşe yol açabilir. teşhis ince barsaktan alınan bir biyopsiyle yapılır.
    uzun dönemli antibiyotik kullanımı, tipik olarak whipple hastalığına bağlı emilim bozukluğunu düzeltmekte etkilidir.