yazar adı gereklidir!

göster şifre gereklidir!

şifreni mi unuttun?

yazar adı gereklidir!

e-mail gereklidir!

göster parola gereklidir!

6 + 15 =

şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdaki bölgeden şifrenizi sıfırlayabilirsiniz!

e-posta gereklidir!

girişe dön

kapat
hastasozluk hastasozlukcom
  • ileyit hastalığı

    İleum (ince bağırsağın son bölümü) un yangısı. İleumu yerel veya genel olarak etkileyebilir. Crohn hastalığı olarak da bilinen yerel ileyit, bir mikrop bulaşması" sonucu ortaya çıkar. Bu tür yangılanmaya yol açan organizma henüz saptanmamıştır; ancak veremlilerde yerel ileyite daha sık rastlanmaktadır.
    İleyitin mide bulantısı, kusma, karın ağrısı, ishal, kansızlık ve ödem gibi belirtileri vardır. Bağırsak çeperi kalınlaşarak, bağırsak tıkanıklığına ve derin ülser yaralarına yol açar. Bu yaralar ileumun bir fistülle bağırsakların diğer bölümlerine, sidik torbasına veya deriye açılmasına sebep olur. İleum yangılandığında besinleri gerektiği gibi soğuramadığından, hastada beslenme yetersizlikleri görülür.
    İleyit tedavisi perhize ve ağrı dindirici ilaçlara dayanır. Bazı durumlarda vitamin ve mineral alınması ve kan nakli yapılması gerekli olabilir. Tedavide steroit hormonlar da yararlı olmaktadır. Bu tedavi yöntemlerinin yeterli olmadığı durumlarda ameliyat uygulanır.
    İrin (İltihap)
    Yangılanan dokulardan atılan, akyuvar ve bakteri içeren sıvı. Mikroplanan dokuda akyuvar ve plazma kan damarlarından ayrılarak bakterileri yutarlar. Yangılanma denilen bu süre hızla geliştiği zaman, yangılı bölgenin merkezindeki doku ölür ve sıvı biçimim alarak irin oluşturur. İrin içeren yangılı kesime apse denir.
    İrinin toplandığı bölge, çevredeki dokulardan ayrılıp, irin yüzeye yakın bir yerden dışarı aktığı için apse gerçekte mikropların dışarıya atılmasını sağlayan bir savunma mekanizması olmaktadır. Çıbanlar önemsiz yüzeysel apselerdir; ancak iç organlarda oluşan büyük apseler çok tehlikelidirler. Yangılanmalar ateşin yükselip, alçalmasına sebep olurlar. Vücut sıcaklığındaki bu düzensizlikler, apsenin varlığım belirtir fakat yerini belirlemez.
    Antibiyotikler yangılanan dokudaki bakterileri yok etmekle birlikte, irin oluştuktan sonra pek işe yaramadıkları gibi, zararlı bile olabilirler. Antibiyotikli ilaçlar irinin içine kolayca işleyemediklerinden bakterilerin bir kısmı canlı kalabilir. Bakteriler yok edilse bile, irin vücut tarafından soğurulmadığından süreğen bir apse oluşabilir. Böyle durumlarda yapılacak en doğru iş, apseli bölgeyi keserek irini dışarıya akıtmaktır. Bu işlem sonucunda genellikle ağrı diner, şişlik kaybolur ve ateş normale döner.
    İrinin nitelikleri yangılanmaya sebep olan bakteri türüne bağlıdır. Stafilokoklar çıbanlarda görülen sarı ve koyu bir irin oluştururlar. Streptokokların sebep olduğu irin ise, sulu olup daha az bakteri içerir. Geçmişte yaraların yangılanması kaçınılmaz kabul edilir ve stafilokokların oluşturduğu apseler hastanın ölümüne yol acardı. Bu nedenle streptokokların oluşturduğu apselere «zararsız apse» denilmekteydi. İrin oluşturan başka bir bakteri cinsi olan Proteus irine özel bir koku verir. Pseudomonas adlı bakteri cinsi ise yeşil bir irin meydana getirir.