Dolaşım sistemindeki kan azalınca beyine yeterli oksijen taşınamaz ve bu nedenle bilinç bulanıklığı, baş dönmesi hatta bayılma gerçekleşir. Kalp daha hızlı çalışarak dokulara belirli bir süre içinde daha fazla kan ve böylece oksijen ulaştırmaya gayret eder. Kan damarlarının dolgunluğu azaldığından tansiyon düşer. Dolaşım sistemine ait bu belirtiler yanında, bağırsak duvarında aşınmaya ve damarın delinmesine yol açan hastalığa ait belirtiler de bulunur. Bu hastalığın ülser olması halinde, hasta daha önce özellikle açken karnında yanmalar ve sancılar hisseder.
Kısa bir süre içinde oluşan büyük çapta kanamalar yanında, uzun bir süre içinde gerçekleşen küçük kanamalar da görülebilir. Bu durumda belirtiler ani kanamalardakinden farklıdır. Bazen durum ancak ileri derecede bir kansızlığın sebebini ortaya çıkarmak için dışkıda kan varlığının aranması sonucu anlaşılır. Büyük çapta kanamalarda, dışkı ile karışmış kan siyahlaşır. Az miktarda kanama, ancak dışkıya bazı kimyasal ayraçlar eklenerek anlaşılır.
Bağırsak kanamalarının tedavisi etkene göre değişir. Genellikle dolaşım sistemi belirtilerini düzeltecek kadar kan verilir. Bir süre ağız yerine damardan besleme uygulanır; kanın pıhtılaşma yeteneğini çoğaltıcı, mide asitliğini azaltıcı ilaçlar, sinir sistemini düzenleyici maddeler kullanılır. Bu tedbirlerle önlenemeyen kanamalar cerrahi girişimle iyileştirilir.