Yanak mukozasını etkileyerek daha sonra deriye kadar bütün et kitlesini çürüten bir hastalık. Su kanseri, kangrenli ağız mukozası yangılanması, ağız kangreni de denilir. Kısa zamanda yayılır.
Büyüklerde oldukça az görülen bu hastalığa günümüzde küçük çocuklarda da oldukça az rastlanmaktadır. Mikroplar tarafından mey dana getirilir. Spiroketler, streptokoklar, difteri basilleri gibi çeşitli mikropların bir araya gelmesi bu hastalığa yol açar. Mikroplar büyük olasılıkla lenf yoluyla yanak mukozasına yerleşirler.
Beslenme yetersizliği, sağlık koşullarının elverişsizliği, mikroplu hastalıklar (difteri, tifo vb.) bu hastalığı hazırlayan etkenlerdir. Mikropların yerleştiği mukoza nedeniyle yanak si şer, sertleşir, derinin rengi sararır. Fakat acı duyulmaz; sert, solgun bir ödem oluşur. Daha sonra bu ödem üzerindeki keseciklerin çatlaması sonunda ülser meydana gelir Bu ülser hızla gelişecek bir kanserin başlangıcı olur. Kanser hızla yakındaki dokulara bulaşır. Çene kemiğine de bulaşınca ağır durumlarda kemik dokusunu bile etkiler. Hastalık, zayıf düşmüş küçük çocuklarda hızla ilerler, ağır durumlarda yanağı, kısa sürede de bütün yüzü tanınmaz hale getirir.
Bu bölgesel ağır belirtilerden başka, kana giren basillerin salgıladığı toksinlerin yol açtığı genel ve ağır bir zehirlenme göze çarpar. Dil kurur, aşırı susuzluk duyulur, devamlı ishal, nabız zayıflığı, aşırı zayıflık, yüksek ateş (40°C'yi geçebilir) nöbet, kasılmalar görülür.